
Fihrist Mağaza’da yayınevimizin tüm kitaplarını bulacağınız gibi, Fihrist Pazaryeri üzerinden 2. el kitap alışverişi yapabilirsiniz. Bu platform üzerinden kitaplarımıza ulaşarak, dağıtımcı faktörünü aradan çıkaracak ve bize destek vermiş olacaksınız. ₺ 1195 üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsizdir.

Kitap Adı: Doyumsuzluk
Klasikler Dizisi: 61
Yazar: Stanisław Ignacy Witkiewicz
Çevirmen: Nadiya Tankut
Orijinal Adı: Truths: Nienasycenie
Türü: Roman, Modern Klasik, Polonya Edebiyatı, Bilimkurgu, Distopya
Editör: Hazal Sevdi
Baskı Tarihi: Eylül 2026
Baskı Sayısı: 1. Baskı
ISBN: 978-625-8749-54-0
Sayfa: 572
Ebat: 13 X19,5 cm
google play store
amazon prime
₺ 799,50 Orijinal fiyat: ₺ 799,50.₺ 399,75Şu andaki fiyat: ₺ 399,75.
Orwell’i önceleyen, Huxley’i gölgede bırakan bir kehanet: Tanrının ve sanatın öldüğü bir çağda, hiçliğe duyulan o korkunç açlığın, ruhu uyuşturanların karanlık distopyası… Doyumsuzluk!
Yirminci yüzyılın en büyük ve en lanetli dehalarından biri olan Stanisław Ignacy Witkiewicz, namıdiğer Witkacy, edebiyat tarihinin eşine az rastlanır felsefi ve estetik zirvelerinden birini “Doyumsuzluk” ile inşa ediyor. Totaliter rejimlerin, makineleşen kitlelerin ve ruhsuzlaşan modern dünyanın yaklaşan ayak seslerini Huxley ve Orwell’den çok önce duyan bu başyapıt, yalnızca fütüristik bir distopya değil; sıradanlığa, popülist yığınlara ve ucuzlatılmış kültüre karşı dimdik duran tavizsiz bir yüksek sanat duruşudur. Witkacy, Asya bozkırlarından kopup gelen ve bireyselliği ezip geçerek insanlığı devasa, mekanik bir karınca yuvasına çevirmeyi vaat eden işgalin karşısına, çürüyen Avrupa’nın o derin metafizik boşluğunu yerleştirir. Bu roman, dışarıdan gelen bir güce yenilenlerin değil, o meşhur Murti Bing haplarını yutarak varoluşsal sancılarından, ideallerinden ve bizzat kendi benliğinden gönüllü olarak vazgeçen uyuşmuş bir medeniyetin, yani aslında tam da bugünün trajik aynasıdır.
Yazarın kendi geliştirdiği “Saf Form” kuramının edebiyattaki en kusursuz yansıması olan bu metin, gerçeğin uysal bir taklidi olmayı reddederek okurunu doğrudan varoluşun o ezici tuhaflığıyla yüzleştirir. Asimetrik kurgusu, grotesk karakterleri, sınırları zorlayan felsefi hezeyanları ve dili eğip büken o dâhiyane üslubuyla “Doyumsuzluk”, edebiyatı rahatlatıcı bir teselli aracı olmaktan çıkarıp acımasız bir metafizik şoka dönüştürür. Uçuruma düşmekte olan bir çağın o son, hastalıklı ve histerik zevklerini, cinayetlerini, sapkınlıklarını ve sahte kahramanlık illüzyonlarını resmederken, okuru yüksek sanatın o tekinsiz atmosferinde çırılçıplak bırakır. Kendi kıyametine şarkılar söyleyerek yürüyen modern insanın bu karanlık destanı, edebiyatta sınır tanımayan, sarsıcı ve büyüleyici bir güç arayanlar için yazılmış eşsiz bir başkaldırıdır.