Türk Edebiyatının önde gelen kalemlerinden olan Recaizade Mahmut Ekrem, 1847 yılında doğmuştur. İyi bir aileden gelmektedir. Kültürlü biri olan Recaizade Mahmut Ekrem’in en çok bilinen eseri, aynı zamanda ilk realist roman olarak kabul edilen Araba Sevdası’dır. 1862 yılında Namık Kemal’i tanımış ve onunla birlikte Encümen-i Şuarâ toplantılarına katılmıştır.
İlk yazılarını Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayımlayan Recaizade Mahmut Ekrem, Namık Kemal’in Avrupa’ya gitmesiyle gazetenin yönetimini üstlenmiştir. Bu dönemde edebi çevrelerce tanınırlığı artmıştır. İlk edebi eserini tiyatro türünde veren Recaizade Mahmut Ekrem, 1870 yılında Afife Anjelik adlı eserini yayımlamıştır.
Recaizade Mahmut Ekrem, edebiyatın pek çok alanında faaliyet göstermiş biridir. Şiir, öykü, roman ve tiyatro alanlarında eserleri vardır. Şiirin konusunu genişleten Recaizade, güzel olan her şeyin şiirin konusu olabileceğini düşünmüş ve Divan şiirinden gelen bir gelenek olan göz için kafiye görüşünün aksine kulak için kafiye görüşünü savunmuştur. Bu konu nedeniyle Muallim Naci ile sert tartışmalar yaşamıştır. Tüm bunların yanında Recaizade Mahmut Ekrem, Tanzimat döneminin ardından Türk edebiyatında yenileşme devrinin ikinci büyük kırılması olan Servet-i Fünun edebiyatının başlamasına öncülük etmiştir.
Namık Kemal’in ölümü ve Abdülhak Hâmit Tarhan’ın yurtdışı görevinin olması nedeniyle edebiyat çevresindeki en önemli iki isimden uzak kalan Recaizade Mahmut Ekrem bu dönemde edebiyat çevrelerinden uzak kalmıştır. Daha sonra Recaizade Mahmut Ekrem iki öğrencisini bir araya getirmiştir. Bu birleşme, yeni bir edebiyat akımının doğumuna vesile olmuştur. Tevfik Fikret, Servet-i Fünun dergisini çıkarmakta olan Ahmet İhsan ile tanışmıştır. Servet-i Fünun dergisi Tevfik Fikret’in önderliğinde bir edebiyat dergisi haline gelir ve Araba Sevdası romanı da bu dergide tefrika edilir.
Recaizade Mahmut Ekrem’in Türk edebiyatını yeniliğe dahil etme çabası başta Muallim Naci olmak üzere pek çok kişiyi rahatsız etmiştir. Recaizade ile Muallim Naci sert bir eski-yeni çatışması içerisine girmiş ve bu çatışma Türk edebiyatına Zemzeme ile Demdeme adındaki eserleri kazandırmıştır.
Servet-i Fünun edebiyatının başlangıcındaki görünmez kahraman olan Recaizade Mahmut Ekrem, doğru insanları bir araya getirdikten sonra edebiyattan uzaklaşır ve oğlu ile adada keyif sürmeye başlar. Ancak bu ne yazık ki çok uzun sürmez. Oğlunun vefatıyla sarsılan Recaizade inzivaya çekilir ve ömrünün sonuna kadar oğlunun hasretinin hüznünü yaşar.
Türk edebiyatının dönüşüm yaşamasını sağlayan Tanzimat döneminin ikinci yarısında en dikkat çeken isimler arasında yer alan Recaizade Mahmut Ekrem, Şinasi ve Namık Kemal ile başlayan değişim hareketini anlamış, çağın durumuna göre yorumlamış ve kendi değerlendirmesini katarak yeni bir edebiyat anlayışının ortaya çıkmasına önayak olmuştur.