
Julian Huxley (1887–1975), 20. yüzyılın en etkili evrim biyologlarından biri olmasının yanı sıra, bilimi toplumsal ve felsefi bir çerçeveye yerleştirmeye çalışan İngiliz düşünürdür. “Modern sentez” olarak bilinen evrim kuramının şekillenmesinde kilit rol oynamış, biyolojiyi genetik, ekoloji ve paleontolojiyle bütünleştiren bir yaklaşım geliştirmiştir. UNESCO’nun ilk genel direktörü olarak bilim, eğitim ve kültürü küresel ölçekte bir ilerleme projesi içinde düşünmüştür. Bununla birlikte Huxley, hümanizm ve ilerleme fikrini biyolojik kavramlarla temellendirmesi nedeniyle, özellikle öjenik düşünceyle kurduğu problemli ilişkiler üzerinden eleştirilmiştir. Bu gerilimli miras, onu yalnızca bir bilim insanı değil, modernliğin bilimsel iyimserliği ile etik sınırları arasındaki çatışmayı temsil eden tartışmalı bir entelektüel figür hâline getirir.