John Davison Rockefeller, 8 Temmuz 1839’da New York’taki Richford’da doğdu. 1863’te John D. Rockefeller, iş ortağı Maurice B. Clark ile birlikte Cleveland’da bir petrol rafinerisi satın aldı ve petrol endüstrisindeki diğer rafinerilerle rekabet etmek için, düşük maliyetli bir üretim ve nakliye yöntemi geliştirdi.

Rockefeller, daha sonra petrol endüstrisindeki diğer rafinerileri satın alarak Standard Oil adlı bir holding şirketi oluşturdu. Standard Oil, kısa zamanda büyük bir petrol tekeli haline geldi.

23 Mayıs 1937’de, 97 yaşında hayata gözlerini yuman Rockefeller, dünya tarihinin en zengin insanlarından biri olarak 1900’lü yılların başında ABD başkanı Theodore Roosevelt ile girdiği mücadeleler ile tanınır.

Fazlasıyla Başarılı Bir “İş Adamı”

 

John Davison Rockefeller, 8 Temmuz 1839’da New York’taki Richford’da doğdu. Ailesi sık sık yer değiştiriyordu ve John okula gitmek yerine evde eğitim aldı. Ailesi daha sonra Cleveland, Ohio’ya taşındı ve burada John, 16 yaşında muhasebe alanında bir staj buldu.

Rockefeller, Cleveland’da birçok farklı işte çalıştı ancak en büyük başarısı petrol endüstrisindeydi. 1863’te John D. Rockefeller, iş ortağı Maurice B. Clark ile birlikte Cleveland’da bir petrol rafinerisi satın aldı ve petrol endüstrisindeki diğer rafinerilerle rekabet etmek için, düşük maliyetli bir üretim ve nakliye yöntemi geliştirdi.

Rockefeller, daha sonra petrol endüstrisindeki diğer rafinerileri satın alarak Standard Oil adlı bir holding şirketi oluşturdu. Standard Oil, kısa zamanda büyük bir petrol tekeli haline geldi.

Rockefeller, iş insanı olmanın yanı sıra hayırseverliğiyle de tanınan bir karakterdir. Nitekim, hayatının son yıllarında pek çok eğitim, sağlık ve bilim kurumuna milyonlarca dolar bağışlamıştır. Bunların arasında Rockefeller Vakfı, Rockefeller Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi bulunur.

23 Mayıs 1937’de, 97 yaşında hayata gözlerini yuman Rockefeller, Amerikan tarihinin en zengin insanlarından biri olarak 1900’lü yılların başında ABD başkanı Theodore Roosevelt ile girdiği mücadeleler ile tanınır. O dönem, büyük kapitalistlerin kurduğu tekeller (tröstler) ile hukuki mücadeleler veren Roosevelt, devletin gücüne meydan okuyan Standard Oil gibi holding yapılarını hukuki yaptırımlar getirerek bölmüş ve küçülmelerini zorunlu kılmıştır.

1890 Sherman Antitrust Yasası üzerinden Standard Oil şirketi de 1909 yılında dava edilmiş ve 1911 yılında Standard Oil holding şirketinden 43 irili ufaklı şirket (Exxon, Mobil bu şirketlerden bazılarıdır) ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla, Rockefeller isminin ve ailesinin zihinlerde uyandırdığı bu “efsanevi” korku, bu dönemde başlamıştır. Bu yasanın işleme konulması sonrasında maruz kaldığı davaların ardından eski etki gücünü tam anlamıyla elde edememiş olmasına rağmen, yine de Rockefeller zenginliğinden ödün vermemiş, dünyanın belki de en zengin insanı olmaya devam etmiştir.

John D. Rockefeller, Amerikan iş dünyasının en ünlü isimlerinden biri olarak hayatı boyunca çok sayıda başarıya imza attı. Bu kitap da Rockefeller’ın hayatının farklı dönemlerinden anılarını okura sunuyor. Bir İş Adamının Hatıraları, ilerleyen sayfalarda Standard Oil şirketinin oluşumu ve büyümesi hakkında bilgi verirken, Rockefeller iş dünyasındaki rekabet, ticari etik ve liderlik gibi konulara da değiniyor.

Ancak bu kitabın asıl amacını anlamak için, yazıldığı ve okuyucuya sunulduğu tarihi gözden kaçırmamak gerekir. Kitap, tam da Rockefeller ailesinin ve Standard Oil şirketinin ABD çapında siyasi ve hukuki saldırılar altında kaldığı, medyada tröstün “yılan” olarak gösterildiği 1908–1909 yıllarına rastlamaktadır. Yazarın ya da iş adamının yazdığı tek kitabın bu özyaşamöyküsü olduğunu vurgular isek, durumun ne kadar ciddi bir boyutta olduğunu anlamak kolaylaşır. Tarihin en etkili ve kendine özgü kişiliklerinden biri olan John D. Rockefeller’ın bu eseri, döneminde ve daha sonraki yıllarda ilgiyle okunmuş, çokça tartışmalara konu olmuştur.

Son olarak, kitabın asıl isminin Random Reminiscences of Men and Events olduğunu, Türkçeye kazandırırken eserin içeriği ile ilgili sağlıklı bir yargıya ulaşacağımız düşüncesiyle Bir İş Adamının Hatıraları olarak çevirdiğimizi vurgulamak isteriz. Güç odaklı ve çalışkan bir iş adamı olan Rockefeller’ın kendi yaşamöyküsünü bu kadar kötü bir isim ile piyasaya çıkarması da, bugünkü anlamda PR konusunda ne kadar zayıf olduğunu göstermektedir. Yine de, büyük hayırseverlikleri ile ünlü Rockefeller isminin, üniversitelere ve eğitim ile ilgili her konuya verdiği destek ile anıldığını belirtmek gerekir. Aşırı dindar bir Protestan olan John D. Rockefeller, Baptist kiliselere bağlılığı neticesinde hayırseverliğinin önemli bir bölümünü de bu din kurumlarına desteğiyle göstermiştir. Güney’deki siyahi kiliselere gösterdiği destek ve özgürlükçü tutumu da kişiliğine dair önemli ipuçları barındırmaktadır.

Herkesin korktuğu bu devlet kadar büyük, güçlü insanın, Rockefeller ismini temize çıkarması için üretildiği söylenen bu eserin, aslında ne kadar da yalın gerçeklerle ve itiraflarla dolu olduğunu gördüğümüzde şaşırmamak elde değil. ABD’nin gayri safi yurt içi hasılasının 24 milyar dolar olduğu 1902 yılında, kendi kişisel serveti 200 milyon dolar olan Rockefeller için şu denilebilir ki o, kimsenin ne dediğini pek umursamadan, kazanmak için mücadele etmiş fazlasıyla başarılı bir “iş adamı” idi.

Bülten'e Üye Ol

Fihrist Kitap Çalışmalarından Haberdar Ol