Herbert Spencer (1820–1903), 19. yüzyılın en etkili ama bugün en çok tartışılan İngiliz düşünürlerinden biri olarak, evrim fikrini biyolojinin ötesine taşıyarak toplum, ahlak ve siyaset alanlarına uygulamıştır. Darwin’den bağımsız biçimde geliştirdiği evrim anlayışıyla “en uygunun hayatta kalması” ifadesini ortaya atmış; toplumu kendiliğinden işleyen bir organizma olarak gören yaklaşımıyla devlet müdahalesine karşı güçlü bir liberal savunma geliştirmiştir. First Principles ve The Study of Sociology gibi eserlerinde ilerlemeyi doğal bir süreç olarak ele alan Spencer, bireysel özgürlüğü toplumsal gelişmenin temel koşulu sayar. Ancak düşünceleri, sosyal Darwinizm tartışmaları ve eşitsizliği meşrulaştırdığı yönündeki eleştiriler nedeniyle yoğun biçimde sorgulanmıştır. Bu nedenle Spencer, hem modern liberalizmin kurucu figürlerinden biri hem de modernliğin ideolojik kör noktalarını açığa çıkaran problemli bir düşünür olarak değerlendirilir.


