
Henry George (1839–1897), 19. yüzyılın en etkili iktisatçı ve toplumsal düşünürlerinden biri olarak, kapitalizm eleştirisini mülkiyet kavramının temeline yerleştiren özgün bir figürdür. Progress and Poverty (İlerleme ve Yoksulluk) adlı eseriyle ekonomik büyümenin neden yoksulluğu ortadan kaldırmadığı sorusunu sorarak, sorunun kaynağını toprak rantının özel mülkiyetinde görmüştür. George’un savunduğu “tek vergi” (single tax) yaklaşımı, emeği ve üretimi vergilendirmek yerine yalnızca toprak değer artışının vergilendirilmesini öngörür; bu yönüyle hem serbest piyasayı savunur hem de toplumsal adaleti hedefler. Düşünceleri sosyalizm ile laissez-faire liberalizm arasında özgün bir konumda durur ve şehircilikten vergi politikalarına kadar pek çok alanda kalıcı entelektüel etkiler bırakmıştır.