Ceren Karaca, Sakarya doğumludur. Liseyi yabancı dil alanından bitirdikten sonra Konya Selçuk Üniversitesi’nde Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olmuştur. Aynı üniversitede yüksek lisansını yapmıştır.

Özellikle lisans öğreniminde, Belçika edebiyat tarihi, büyülü gerçeklik, gerçeküstücülük, sembolist tiyatro ve fantastik gerçeklikle ilgili çeviriler; Thomas Owen’ın Le Livre Noir de Merveilles (Olağanüstü Kara Kitap, 1980) eserinden Les Vilaines de Nuit, Le Miroir, Les Taches, Amanda Pourquoi adlı öyküleri çevirmiştir. Bir dönem ara verip Ankara Bilim Üniversitesi’nde, yaratıcı yazarlık ve metin tasarımı ile yüksek çözünürlüklü metin okuma eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır.

Yüksek lisansta, fantastik edebiyatın gelişim serüveniyle beraber çeviribilim, sinema ve edebiyat ilişkisi üzerine çalışmalarda bulunup ardından bilimkurguya yönelmiştir. Selçuk Üniversitesi ve Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği, 7. ISERSC (7th International Social and Economic Research Student Congress)’de, “Modern Bilimkurgu ile Bilinenin Ötesine Geçmek: J.-H. Rosny Aîné” başlıklı uluslararası bildirisini yayımlayıp, ardından bilimkurguyu daha derin incelemeye yönelik, “Modern Bilimkurgu ve Bir Yazar: J.-H. Rosny Aîné” adlı tezini yapmıştır.

Bilinmeyenin Arkeolojisi


Bilimkurgunun kanonik tarihini, o aşina olduğumuz parlak isimler dizisini (Verne, Wells, Gernsback) sorgulamadan kabul etmek, devasa bir galaksinin yalnızca en parlak üç yıldızına bakıp evrenin geri kalanını yok saymaya benzer. Alışıldık haritalar bize sık sık, türün bir mucit (Jules Verne) ile başladığını ve bir sosyalist (H.G. Wells) ile olgunlaştığını söyler. Elimizdeki bu kitap, bu rahat ve eksik haritaya bir itirazdır. Bu çalışma, teleskobunu o “bilinen” ışıkların arasındaki derin, karanlık boşluğa çevirir ve orada unutulmuş bir devi, modern bilimkurgunun asıl kurucusu olan J.-H. Rosny Aîné’yi keşfeder.

Bu metin, “modern” sıfatının o bildik teknolojik kehanetlerden ya da toplumsal yergilerden çok daha derin bir yerden; insanın kozmik yalnızlığından, varoluşsal tekinsizlikten ve “bilinmeyen” ile gerçek bir karşılaşmanın sarsıntısından doğduğunu savunur. Bu, bir yazar biyografisinden çok daha fazlası, modern bilimkurgunun kökenine yapılan entelektüel bir arkeolojidir. Peki, Rosny Aîné’nin mirası nedir? O, dikkatini makinelere değil, yaşamın kendisine çevirmiştir.

Bu kitabın sayfalarında ilerlerken, Aîné’nin o rahatsız edici sorularıyla yüzleşeceğiz:

Peki ya yaşam, bildiğimiz karbon temelli kırılgan bir tesadüf değilse?

Ya evren, zekâ sahibi ancak organik olmayan, geometrik “Şekiller”le (Les Xipéhuz) doluysa ve insanlığın bu düzendeki tek ayrıcalığı “sona erecek” olmasıysa?

Ya insanlığın kaçınılmaz trajedisi, suyun çekildiği ölü bir dünyada yerini demir bazlı “Ferromanyetaller”e bırakmaksa (Doğa’nın Ölümü)?

Ya da bir insanın “öteki” ile karşılaşması, Başka Bir Dünya’da olduğu gibi, aynı havayı soluduğu ama asla temas edemediği, farklı bir boyuttaki canlıların farkına varmasıysa?

Ceren Karaca’nın bu titiz çalışması, Rosny Aîné’nin Natüralizm (Zola) gölgesinden nasıl çıkarak “beklentisel felaket” (anticipation catastrophiste) kavramını yarattığını ve türü, basit bir maceradan felsefi bir sorgulamaya nasıl taşıdığını ortaya koyuyor. “Olağanüstü bilimsel” (le merveilleux-scientifique) kavramının Renard tarafından nasıl yanlış yorumlandığını ve bu unvanın asıl sahibinin neden Aîné olduğunu kanıtlıyor.

Bu kitabı okuduktan sonra, “bilimkurgu” türüne aynı gözle bakmamız mümkün olmayacak. Bu metin, sadece J.-H. Rosny Aîné’ye edebiyat tarihindeki haklı yerini iade etmekle kalmıyor; aynı zamanda “modern” olmanın, “insan” kalmanın ve “bilinmeyen” ile yüzleşmenin ne anlama geldiğini hepimize yeniden sorgulatıyor. Sizi, bilinenin ötesine, olasılığın mümkün olabileceği o sınırsız dünyaya; Aîné’nin evrenine davet ediyoruz.

Bülten'e Üye Ol

Fihrist Kitap Çalışmalarından Haberdar Ol