
Batuhan Çağlayan. Pamukkale Üniversitesi’nde okuyor. Estetik ve hakikat olgusunun şiir üzerindeki görünümü, işleyişi ve çeşitlendirilip onun sonsuzluğunda ulaşabileceği yere varmaya çalışıp yoğun olarak şiir çalışmaları olsa da birçok tür ve konu hakkında arayışlara gezginlik yapıyor. Son iki senedir kendini göstermeye başlayan ve kendi yazınsal üretimi dışında dergi faaliyeti de yürütmüş olan Batuhan, amatör dergiler olan Dönüşüm Dergi ve Olası Olmayan Şiir ve Öykü dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. Ayrıca bu zamana kadar birçok dergi, web site ve fanzinde de şiirleri, öyküleri, yazıları yayınlandı.
Onun şiirleri hakkında Onur Tuna Bozbey’in hem özetleyici hem de (biraz abartılı da olsa) yerinde benzetmeleri barındıran şöyle bir görüşü var: “Çağlayan’ın şiirine baktığımda, ilk aklıma gelen sözcük daima “dinamik” olur; çünkü şiiri anlam ve dize kaygısı bakımından dinamiktir. Kendimce, “yaşlı şiirlerinde” görüldüğünü öne sürebileceğim, kelime oyunları ve alegoriler yoktur onun şiirinde. Ayrıca bu kaygı, herhangi bir şekilde aklınıza estetiği çağrıştırmasın, zira o doğallıktan yanadır! Evet, hayatın dinamikliğiyle paralel, hatta zaman zaman eleştirel yaklaşımlarının temelidir sözcükleri. Derslere, haber kanallarına, her türden kitaplara kardeş sözcükler; ve bunlarla anlam olarak aynı zeminde bulunan ve kurulan alışagelmemiş anlatımı bu yüzdendir. Onun şiirini analitik bir düzleme dökecek olursam; dize ekseninde Nazım’ı veya Mallarme’ı, sözcük ekseninde kendisini (herhangi bir post-modernistten ayırarak), musiki ekseninde Pound’u veya sertliğini, anlam ekseninde Eliot vizyonu ve alaycılığını görürken; anlatımı Jabès’i, bilgeliği Horatius ve Hesiodos’u, imgeleri ise Rimbaud’u ve Char’ı çağrıştırıyor. Evet, Rimbaud gibi, sözcükleri ateşten çalınmış ve Char gibi yeni bir gerçekliğe devrilmiş, anlatımı kaleydoskop merceğinde kurulmuş. Şiirinde ezgiyle bazen yüzüyorum, bazen sözcüklerin odağında bunalıyorum, bazen şiirin empirik deneyimini kucaklıyorum, ama her zaman onu tekrar kuruyorum, tekrar inşa ediyorum. Sanırım hedefi, yeniyi tekrardan tanımlamak.”