Andrew Carnegie (1835–1919), yoksulluk içinde başladığı yaşamını sanayi çağının en büyük servetlerinden birine dönüştüren, modern kapitalizmin kurucu figürlerinden biridir. Çelik endüstrisinde kurduğu imparatorlukla ekonomik gücün nasıl merkezileştiğini gösterirken, “Servetin İncili” anlayışıyla bu gücün toplumsal sorumlulukla geri verilmesi gerektiğini savunmuştur. Kurduğu kütüphaneler, üniversiteler ve kültür kurumlarıyla hayırseverliği bireysel bir erdem değil, sistematik bir görev olarak konumlandıran Carnegie, emeğin sömürüsü ile kamusal fayda arasındaki gerilimi kişiliğinde taşıyan çelişkili ama belirleyici bir tarihsel figürdür.

Bülten'e Üye Ol

Fihrist Kitap Çalışmalarından Haberdar Ol