Türk edebiyatının yazı makinesi olarak bilinen Ahmet Mithat Efendi, 1844 yılında İstanbul’da doğmuştur. Döneminin en çok okunan yazarlarından biri olmasının yanında tüm zamanların en çok eser üreten yazarlarından biri olduğunu söylemek de mümkündür. Tanzimat döneminde fikirlerini kurmaca eserlerine yansıtarak halka ulaştırmayı görev edinmiş bir yazardır.
Ahmet Mithat Efendi, edebiyatçılığının yanında gazeteciliğiyle de tanınmaktadır. Devir ve Bedir gazetelerini çıkaran Ahmet Mithat Efendi, Namık Kemal ile de aynı yıllarda tanışmıştır. Önce gazeteleri kapanır sonra da Dağarcık ve Kırkambar adını verdiği dergileri. Bu dergilerde yayımladığı yazılar nedeniyle Namık Kemal’in de içinde bulunduğu bir yazar grubuyla birlikte Rodos’a sürgüne gönderilir.
Muhalif kişiliği ile tanınan Ahmet Mithat Efendi, 1876 yılında İttihat gazetesini çıkarmıştır. Bu muhalif tavırlarını biraz yumuşatıp 2.Abdülhamid’e yakın bir tavır sergilemiştir. Bu doğrultuda devletin resmi kollarında atamalar alan Ahmet Mithat Efendi, Tanzimat’tan sonra Türk edebiyatının ikinci büyük eşiği olan Servet-i Fünun sanatçılarını topa tutacak eleştirilerde bulunmuştur. Bu eleştirileri Dekadanlar adlı yazısında sıralamıştır.
“Sanat toplum içindir.” anlayışıyla hareket etmiş olan Ahmet Mithat Efendi, eserlerinde karakterleri toplumun içinden seçmiş ve o günün tartışılan, dikkat çeken temalarını kullanmıştır. Amacı halkı eğitmek, halka yol göstermektir. Bu doğrultuda ilerleyerek eserlerini halkın anlayabileceği, sade bir dille kaleme almıştır. Eserlerindeki didaktik yapı o kadar yoğundur ki bu yer yer üslubunu sade kıldığı gibi, özensizlik olarak da görülebilmektedir. Eserlerindeki didaktik bir üslup takınması eserlerinin sonunda kıssadan hisse çıkarma durumu söz konusudur.
Ahmet Mithat Efendi’nin eserlerinde nidalar dikkat çekmektedir. Sürekli olarak okuyucuyu muhatap alan ve ona seslenen Ahmet Mithat Efendi, yer yer okuyucuya sorular da sormakta, olay akışını kesip yaptığı açıklamalarla onları yönlendirmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda Ahmet Mithat Efendi’nin esas amacının edebi yönü ağır basan eserlerden ziyade öğretici yönü ağır basan eserler üretmek olduğunu anlamak mümkündür.
Ahmet Mithat Efendi, Tanzimat dönemi edebiyatının önemli kalemlerinden biridir. Eserlerinde yanlış batılılaşmayı, özentiliği, müsrifliği ve tembelliği işlemiştir. Sadece toplumu muhatap almış ve bu doğrultuda dilde sadeleşmenin önemli savunucularından biri olmuştur. Felatun Bey ile Rakım Efendi, Müşahedat, Letaif-i Rivayat en meşhur eserlerindendir.