Fihrist Portre ile her hafta çarşamba günü bir yazarı özel konuk alarak; sanatçının şiirini, hikâyesini veya edebî denemesini sunuyoruz. Eser eşliğinde yazarı da kısaca tanıttığımız Portre ile sanatçı kimliğine kısa bir ışık tutuyoruz.

Portre: Neslihan Yalman

Çok Kavramlı Diri Bir Sistem / Şiir

-asla, sade düşünme
kaderin parçalı cüce kaplama-

kötü şeyler ekranından boynun düşük gözüküyor
anlamlı cümlelerin dibini kazıdılar

beni buhrana sokuyor yazdıkların
beyninden iğne deliğine geçirmek üzere
yürüyen cin çalığıyla mücadele ediyor

kim kime güç savaşı, önce sen başlattın

patatesi geleneksel bahçelerde yetimliyorsun

bunun tanımını sürüye aktaramazsın

bakan gözlerine tırnak oyası
aksın da dönüp talih frenine bassın
iki hırbo kahvede pişpirik, köşede çay
dillerini birbirine bağla ki, büyü

Hürmüz mü suçlu, haklı mı strateji-kadın?
yedi tanesini takvime o günlük astın

her güne farklı içerik
ipli ve dantelli

 

adı kültür sığınağında soyu utançtır

Aşil’in padişah memesini emen tarihine bastın
falluslu Karagöz kazanda bitik

sayende, annelerin içgüdüleri canlandı
annenin de ellettiği eriklerin suyu
nasıl böyle mini bir papazın zevkine reçel bandı?

mutfakta şapırt – ah canım aslanım
önünü arkana geçerek bağlayıp
kafanı derin dondurucudan sokağa sarkıttım

avcıyı ormanda tekrar göremediler

 

Röportaj

– Sanat kavramına odaklandığınızda, zihninizde beliren ilk cümleler nelerdir?

Sanat kavramına odaklandığımda aklıma şu cümleler geliyor:
Kendinizi her şeye rağmen diretin.
Her şeye rağmen sanat.
Sanatta boğulmak, hayatta kaybolmaktan iyidir.
Sanat, sanatın dışındaki alanlara yayıldığında, bir devrim yaratır.
Bir de, kitabımdan bir dize: ‘‘gökyüzüne tırmanmaya cesareti olmayanı/ yeryüzüne mahkûm bırakmalı’’

– Sanat kavramına bakışınız, eserlerinize yansıyor mu? Yoksa ürünleriniz, düşünsel olmaktan ziyade içsel ve anlık yansımalarınız mı?

-Sanat kavramına bakışım, hayatıma ve eserlerime de yansıyor. Çalışmalarım genelde, tecrübelerimin, hissettiklerimin, değerlendirdiklerimin ortaya çıkışı… Ben dışavurumcu bir insanım… Kendimi belli kalıplara -genel sanatçı kalıpları da dahil- tam sokamıyorum. O yüzden, beni en iyi tanıdığını düşündüğüm sanatçı arkadaşlarımla bile, aramda bir uçurum olabiliyor. Sürekli, tanımlanmaya, yaptıklarımın sorgulanmasına, hakkımda yalan yanlış payeler giydirilmesine, kişilerin kendi negatifliklerini varoluşuma yapıştırmaya çalışmalarına karşı geriliyorum. O yüzden, dikenli bir hat üstünden sanat üretebiliyorum. Kapıdan içeri girmek isteyeni, konuk ediyorum; lakin, üstüme gelene yüksek voltajla elektrik veriyorum. Kişiler kendilerini önce kendilerine karşı sınarlar. Bu durum onları bağlar. Ama, ben mümkün olduğunca duruşumu korumaya gayret ediyorum, bağımsızım… Bu, hele Türkiye gibi bir ülkede hiç kolay değil. İsimlere, festivallere, ülkelere, dergilere, galerileri, kurumlara, kuruluşlara, şahıslara, çıkarlara göre konumumu korumam yahut onları baz alarak asla konum almam… İnandığım bir doğru varsa, onun estetik ve entelektüel zeminini de doldurarak harekete geçerim. O sebeple, kendime ayrı/özel bir alan yarattığıma inanıyorum.

– Sanat adına neler gerçekleştirdiniz, neler gerçekleştirmek istersiniz?Gelecekte çıkarmak istediğiniz ürünler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

-Sanat benim damarlarımda dolaşıyor. Onun adına hem üretimsel olarak, hem de pratikte çok şey yaptım. Bunlar saymakla bitmez. Bir defa, sanatı bir mücadele, ayakta kalma, direnme aracına dönüştürdüm. Onunla ilgili; kitaplarım, sergilerdeki eserlerim, dergilerdeki röportajlarım, internetteki yazılarım, etkinliklerde söylediklerim bakidir. Bununla beraber, her yaştan ve kesimden; dil, din, ırk, cinsiyet gözetmeksizin öğrencilerim var. Onların da kendilerini ifade etmeleri adına sanatla var olmalarına destek veriyorum. Senaryodan tiyatroya, çocuk edebiyatından kısa filme, onlara alanlar açıyorum. İfade özgürlüğünü, lafta ve isimliklerin ardında, üniversitelerin dört duvarlarında, evlerde, okullarda falan bırakmıyorum; sokağa yayıyorum. İnsanlara sanat bulaştırıyorum. Şu an dört şiir, bir deneme kitabım var. Bir şiir ve bir deneme kitabımın da basımı gerçekleşecek, 2021 sürecinde. Çocuk ve yetişkin odaklı tiyatro oyunlarım var. Bir kadın pedine şiir yazıp onu bir galeride sergiye taşıdım. Bu benim manifestomdu: ‘‘kanamak sanata dahildir’’… ‘Açık Şiir’ hareketi içinde, halkı da aramıza alarak kimi sanatçı arkadaşlarla çeşitli performanslar yaptık. ‘BADpoetry’ yapılanması çerçevesinde, iki tane şiirimin üstünden müzisyen Mert Kamiller’le klip çektik. Birlikte, Türkiye’nin birçok ilinde sahne aldık. ‘Anglosakso’ adlı kitabımda yer alan, ‘Bu Şiir Çarşaf giymeden Okunamaz’ adlı bir performans-şiir de yazdım. O da benim için mühimdir. Gelecek şimdide belirginleşir. Şimdide birçok şey yapmak istiyorum tabii. Bildiğim tek yol, sanat çünkü!

Kısa Biyografi

1982 yılında Ankara’da doğdu. Akdeniz Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde bir yıl eğitim aldı. Ardından, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Ana Sanat Dalı Dramatik Yazarlık Bölümü’nü birincilikle bitirdi. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Halkbilimi Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisans yaptı. Editör/redaktör, metin yazarı olarak serbest şekilde çalıştı. ‘Haber3.com’ adlı haber sitesinde, Enver Aysever’e ait olan Aykırı Akademi adlı sitede köşe yazarlığı yaptı. Şu an, düzenli olarak Tiyatro Tiyatro dergisinin internet portalında köşe yazarlığı yapmaktadır. Aksi Sanat adlı sanat sitesinde de yazarlığını sürdürmektedir. Bunun dışında, Ters Dergi adlı portalda da köşesi bulunmaktadır.

Varlık, Ötekisiz, Şiirden, Afrodisyas Sanat, Kurşun Kalem, Aşkın (e) Hali, Lacivert, Mor Taka, Ada, İle, Berfin Bahar, Acemi, Kasaba Sanat, Akatalpa, Zalifre Yazıları, Eliz Edebiyat, Veronika, Rabarda, Ekin Sanat, Rüzgâr, Türkiye Günlüğü, Düşünen Siyaset, Çevrimiçi İstanbul, Peyniraltı Edebiyatı, Orlando, Yıldız Tozu, Şiiri Özlüyorum ve başka pek çok dergide şiirleri, denemeleri yer almıştır. Petroleus gibi e-dergilerde de şiirleri yer bulmuştur. Eserleri ayrıca Almanca, İngilizce, Portekizce, İspanyolca, Felemenkçe gibi dillere çevrilmiştir.
Çeşitli üniversitelerin sempozyumlarına katılmış, oralarda bildiriler sunmuştur. Bildirilerinin hepsi üniversite dergileri ve kitapları içinde basılı şekilde yer almaktadır. Sinemalarda gösterime giren ‘‘10. Köy: Teyatora’’ adlı bir vizyon filminin senaryosunu yazmıştır (2012). Yaşama Tutuna(maya)nlar Çadırı adlı sahnelenmiş, ödüllü bir kısa oyunu vardır (2004).
‘Art Academy İzmir ve Boyoz Akademi adlı kurumlarda sanat üzerine dersler vermektedir. Ayrıca, serbest şekilde birçok sanat kurumunda da çeşitli kapsamlarda dersler vermektedir.

Eserleri:

Deneme: ”Türkiye: Ne Yaşanabilir Ne Terk Edilebilir” (2013)
Şiir: ”İncinme Halleri” (2013), ”Am’a’erkil” (2014), ”Tunç Gammaz” (2015), ‘‘Anglosakso’’ (2019)
Katıldığı Sergiler:
Buluntu, Disiplinlerarası Karma Sergi, Tilkisanat, 3-28 Kasım 2019
Sanat Sınırları Sevmez- II. Uluslararası Online Sergi, @contemporary.p.art, Mayıs 2020
Aspace4herown, Sanal Sergi, 2020