Şair-i azâm lakabı ile tanınan Abdülhak Hâmit Tarhan’ın en meşhur kitabı Makber’dir. Şairin vefat eden eşi Fatma Hanım’ın ardından yazmış olduğu bu kitap, döneminde büyük yankı uyandırmıştır. Geleneğe bağlı kalmayı reddedip yeni biçim ve anlayış ile hareket eden Abdülhak Hâmit Tarhan’ın bu başarılı eseri bugün bile etkisi korumaktadır.

Makber adlı şiir kitabı Abdülhak Hâmit Tarhan’ın ismi ile bütünleşmiş bir kitaptır. Batılı romantik şairlerin etkisinde olan Tarhan o şairleri iyi izlemiş, anlamış ve onlardan edindiği birikim ile kendi birikimini birleştirerek güçlü bir şiir oluşturmayı başarmıştır. Makber bu başarının net bir şekilde hissedildiği kitabıdır. Ölüm teması Batılı şairlerin en çok işlediği temalardan biridir. Makber burada başlı başına ölüm teması üzerine yazılmış bir kitaptır.

Makber felsefesi olan bir şiir kitabıdır. Onu diğer ölüm temalı şiir kitaplarından ayıran şey felsefesidir. Makber ne basit bir ağıt kitabıdır ne de ölümü tekdüze tartışmalar çerçevesinde değerlendiren bir kitaptır. Tarhan bu kitabı ile ölümü insan psikolojisi içinde değerlendirir ve daha önce sorulmamış sorular sorarak bir arayış içine girer ancak günün sonunda bu arayış bir nihayete varmaz ve Tarhan çaresiz bir vicdan azabı ile kalakalır. Kitap Fatma Hanım’ın ölümünün ardından 40 gün içinde yazılmıştır.

Bir arayışın isyanı ile yazılmaya başlanan kitap çaresiz bir teslimiyet içinde son bulur. Her bendi 8 mısra olarak düzenlenen kitap toplamda 2352 mısradan oluşmaktadır ve dolayısıyla Makber 294 benttir. Metafizik ürpertiyi Türk şiirine getiren Makber, Türk edebiyatında eşine az rastlanan bir kitaptır. Döneminde Avrupai tarzda yazılan ilk şiir kitaplarından biri olmuştur. Gerek içeriği gerekse önemi bakımından Türk şiirinde ilham dolu bir köşetaşıdır. 

Bülten'e Üye Ol

Fihrist Kitap Çalışmalarından Haberdar Ol