Fihrist Portre ile her hafta çarşamba günü bir yazarı özel konuk alarak; sanatçının şiirini, hikâyesini veya edebî denemesini sunuyoruz. Eser eşliğinde yazarı da kısaca tanıttığımız Portre ile sanatçı kimliğine kısa bir ışık tutuyoruz.

Portre: Örsan Gürkan

Masa Da Ne Masası / Şiir

sevdiğimiz uzun masayla

bu arada davetlisiniz sevdiğimiz saydığımız

birer tabure bağışına

 

rahat rahat masa

 

yuvarlak masaya da davetlisiniz

biliyorum boş kalacak

 

tek kişilik olanlar

tutun çevirin üstünde koca adamlarıyla

 

bazılarının götürüldüğü yer ev sayılır

örnek masa

 

gece olunca uzadıkça uzar

masa travma

 

kim karar verecek

cinayet masası

büyük büyük karşılıklı koltuk

 

kendisinin kendisine ispatı

tanrı’nın varlığı olarak masa

tuzluk kalem

gülümseyen ağırlık olarak

 

mutlaka masa

fazla fazla masa

tanık masa

 

edip cansever’in masası var da

isimsiz masalar

onlar hakkında söyleyin

 

yalnızlık masası

düşünce sularında atılan binbir takla

ucunda peynirmaaşıyla labirent masası

 

yürüyen masalar

kırılan masalar

efelenen masalar

yaşam hesabı kırık masa

 

masalar da masalar

ölüm kalım

nefes bir yudum

 

özgür masa

müptela masa

düzenbaz masa

 

özü özünde

gerçek masa

Röportaj

– Sanat kavramına odaklandığınızda, zihninizde beliren ilk cümleler nelerdir?

Bunu zihninizde beliren ilk cümle olarak sormasaydınız hiçbir cevap veremeyecektim. Oturup üstüne düşününce bu soruyu cevaplayacak gücü bulamıyorum. Aklıma ilk gelen ise: bir şeyin bir şekilde ifadesi, neylerin nasıl bilmiyorum. Elbette sanatçı tarafından üretilen ya da “sanatın icadından” beridir oluşan kurallar vardır, onları arıyorum.

– Sanat kavramına bakışınız, eserlerinize yansıyor mu? Yoksa ürünleriniz, düşünsel olmaktan ziyade içsel ve anlık yansımalarınız mı?

-İnanın her gün kendime “sanat nedir” diye soruyorum. Hani insanların bir soruyu kafasına takıp delirdiğini düşünürüz ya aynen öyle. Yukarıda verdiğim cevap ilksel düşüncemdir, bazı şiirlerim bu ilksel şekilde yazılır sizin yukarıda bahsettiğiniz “yansımalar” gibi. Ancak bu eserlerin üstünde “sanat nedir” düşüncelerimle çalışmalar yaparım. Bir sanatçının kendisine ait “sanat nedir” düşüncesini içermeyen, “dünya felsefesini” içermeyen sanat yaratımıysa benim gözümde mümkün değildir, taklitçi değilse tabii.

– Sanat adına neler gerçekleştirdiniz, neler gerçekleştirmek istersiniz?Gelecekte çıkarmak istediğiniz ürünler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

-Ne kadar mümkünse, sadece özgürce yazmak istiyorum, hiçbir şeye takılmadan. İki kitabım var, okuyanı yok. Birileriyle kitap bazında iletişim kuramadım, yani yazdıklarımı okutamadım, biraz üzülüyorum açıkçası. Neden yazıyoruz ki? Bunun başkalarıyla bir iletişimi olmalı, kitaplarımın diğer kitaplarla, kitaplarımın diğer insanlarla arasında bir mesele olmalı. Henüz olmadı. Sanat eşrafına baktığımdaysa “iletişim” şansına ulaşan çok az insan olduğunu göryorum. Şiir özelinde birçok farklı sanat dalında çalışmalarım var, tiyatro, oyunculuk, öykü ve deneysel metinler… Dosyalarım, hayallerim var, rüyalarım elbette. Ulaşmaya çalışıyorum ara ara onlardan uzaklaştığımı hissetsem de, ara ara vazgeçsem de. Teşekkür ederim.

Kısa Biyografi

1993 yılında Derinkuyu’da doğdu. 2011’den bu yana Akköy, Bireylikler, Akatalpa, Sincan İstasyonu, Başka Dünyalar, Varlık, Aksisanat, Amanos, Lacivert, Koza Düşünce, Şiiri Özlüyorum, Mavi-Yeşil, Kıyıdili, Tmolos, Başka Peron, Afro, Aşkar, Tezgâh gibi çeşitli mecralarda şiirleri ve düz yazıları yer almaktadır. Tmolos dergisinde editörlük yaptı, Zifiri ve Sakız fanzinlerini yayıma hazırladı. Koza Düşünce dergisinin yayın kurulunda yer aldı. 2018 yılında yayınlanan kimlik no yaması (Kaos Çocuk Parkı) ve 2020 yılında yayınlanan yazısı kötü zenciden sevgilerle (Betik Yayınevi) adlarında iki şiir kitabı bulunuyor. Şiirleri dışında düşünce, anlatı ve anı yazıları; deneysel metinler ve öykü dosyaları üzerine uğraş vermekte.