Fihrist Portre ile her hafta çarşamba günü bir yazarı özel konuk alarak; sanatçının şiirini, hikâyesini veya edebî denemesini sunuyoruz. Eser eşliğinde yazarı da kısaca tanıttığımız Portre ile sanatçı kimliğine kısa bir ışık tutuyoruz.

Portre: Çağın Özbilgi

Zıvana Geçidi / Şiir

gözlerin henüz aşılamayan dağlardır
hışmıdır erozyona uğrayan bir kayanın
boşuna düşünürüm ağrımı
bana gelen ve benden gidene
borcum yok. vefasızım sadece
olabildiğim kadar. şiir gibiyim, savruğum
terk edileniyim, uzaklaşanıyım kendimin
avuçlarım bomboş. kurtulamadım hâlâ
defterlerden, kitaplardan 
bir sahil kasabasına yerleşemedim

belki de yakılıp yakılıp atılacak şiirlerim
sessiz bir kış ürkütecek kanımı, olanları
bedenimde soğuyan diş izlerinden
akacak irin. sağlığım hiçbir zaman 
iyi olmayacak. hak ettiğimden değil
hak etmediğimden olacak bütün bunlar

gözlerin henüz aşılamayan dağlardır
dönüşümdür insandan kadavraya doğru
hiçbir acının yası değil bu. sadece bitimsiz 
çağ krampı. büyümekle iyi etmedim işte
küçülsem ne olacak? uyku ve rüya
nekropoldür bana. içinden geçtiğim zıvana geçidi
teninde kim bilir kaç kişinin teri var?
tenimden daha fazla, terimden daha fazla
eminim, yokluğundan emin olduğum kadar

bir akşam dalgınlığıma asacaklar resmini
şehrin oltasına takılacağım yokluğundan
hiçliğe varıp tövbekâr olacağımı sanma
yorgunum alnımdan tırnaklarıma kadar
pankartlar taşıyorum olunmazlığa
karamsar değilim, antikacıyım belki
insanlardaki yaraları topluyorum
iyileştirip geri vermek için

savruldum! ve anladım sonunda
aşk bana hem iyi hem kötü geliyor
yok umuruma yaslanan yokuşlarda
dudaklarıma kirli sularını ittiren
derledim – topladım umudumu / ama
ayaklarım dikenlere koşmaya devam ediyor

sessiz bir lokaldir ömrüm
parça parça dağıttığım saatlerden
artakalan birkaç litre şarap
birkaç içli şarkı / ve pazar günleri
kaç kere vurdum üstüme, kaç kere toz?
kurtulamadım hâlâ
defterlerden, kitaplardan
bir sahil kasabasına yerleşemedim

gidiciyim kaldıklarımdan da

Röportaj

– Sanat kavramına odaklandığımızda, zihninizde beliren ilk cümleler nelerdir?

Sanat; insanın var olma savaşıdır, aksi düşünülemez. Stresli bir yaratım sürecidir; haksızlıklara ve
ölüme kafa tutmaktır bir nevi. Özetle esaslı bir sanatçı için sanat koşulsuz şartsız bir yaşam/a biçimidir.

– Sanat kavramına bakışınız, eserlerinize yansıyor mu? Yoksa ürünleriniz, düşünsel olmaktan ziyade içsel ve anlık yansımalarınız mı?

-Sanat kavramına bakışımı eserlerime yansıtmaya çalışıyorum, bu bir ödev kanımca. İçsel ya da anlık
yansıttığım şeyler de olmuyor değil; ancak bunların da altyapısı var. Kimse herhangi bir şeye emek
vermeden kafa yormadan eser üretmeye meyledemez diye düşünmekteyim. Yani üretse bile ortaya
konulan ürünün eser mahiyetinde olup olmadığı tartışma konusudur. Her sanatçı, ortaya koyduğu
eserin altyapısı olması gerektiğini bilir. Bu altyapı kişiden kişiye değişebilir; bu da hayatında nelerle
karşılaştığının, deneyimlerinin yoğurduğu bir şey, bir süreçtir. Elbette düşüncelerini nasıl geliştirdiği,
şekillendirdiği de önemli. Sanatçı bunu yapıtlarıyla gözler önüne serer.

– Sanat adına neler gerçekleştirdiniz, neler gerçekleştirmek istersiniz?Gelecekte çıkarmak istediğiniz ürünler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

-Şu ana kadar sanat adına elimden geldiğince faydalı olmaya çalıştım; eserlerimde estetik bir kaygı
güttüm, diyebilirim. Önümüzdeki süreçte salt şiir dalında değil de farklı dallarda da eserler üretmek
istiyorum. Çerçevesi kafamda şekillenen birçok şey var, oluyor ama doğru zamanı beklemek hayli
önemli. Bu bağlamda kafamı tam anlamıyla üretim sürecine verebileceğim anı, anları kolluyorum.
Henüz böylesi bir durum (tam anlamıyla) söz konusu değil. Yaşadıklarım, deneyimlerim artıyor;
düşüncelerim hâlâ gelişmekte, şekillenmekte. Umarım önümüzdeki süreçte; düşüncelerimi,
yaşadıklarımı, deneyimlerimi gözler önüne (farklı dallarda da ) serebileceğim, serebilirim.

Kısa Biyografi

14 Mayıs 1991’de Üsküdar / İstanbul’da doğdu. İlköğretimi ve liseyi Gebze / Kocaeli’nde okudu.
Balıkesir Üniversitesi Bandırma İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, Anadolu
Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü, İstanbul Üniversitesi AUZEF Tarih
Bölümü, Anadolu Üniversitesi AÖF Adalet Bölümü ve Gebze Teknik Üniversitesi SBE İktisat ABD
Uluslararası Ticaret ve Finans YL Programı mezunu.
Arkadaşlarıyla birlikte; Kirpi / Bilim, Sanat ve Edebiyat Dergisi’ni (5 sayı), Nüsgü Edebiyat
Dergisi’ni (2 sayı), Babylon – Şiir Kenti’ni (12 sayı) ve Vurgu Edebiyat Dergisi’ni (3 sayı) çıkardı.
Şiirleri, Öyküleri, Söyleşileri ve Poetika Yazıları; Akatalpa, Aksi Sanat, Berfin Bahar, Bireylikler, Caz
Kedisi, Ecinniler, Edebiyat Nöbeti, Ekin Sanat, Eliz Edebiyat, Güney, Hayâl, Kıyı, Lacivert, Lirik,
Marşandiz, Mühür, Parşömen, Sincan İstasyonu, Şehir, Tmolos, Üvercinka, Yeni e, Yıldız Tozu,
Varlık, vd. dergilerde, fanzinlerde, antolojilerde, internet portallarında yayımlandı ve yayımlanmaya
devam ediyor.
Şiirleri; Çince, Farsça, İngilizceye çevrildi.
Birkaç şiir / deneme kitabının editörlüğünü üstlendi, yaptı.

Başarıları; Dil Derneği Gürhan Uçkan Şiir Yarışması’nda -şiirleriyle- övgüye değer görüldü (2017).
“Yağmurların İsi Var” adlı dosyası Arkadaş Zekai Özger Şiir Yarışması’nda dikkate değer bulundu
(2018). “Gösterişten Uzak Arınma” adlı dosyası Ali Rıza Ertan Şiir Yarışması’nda Başarı Ödülü’ne
(2018), “Uçurum Fuarı” adlı dosyası İsmet Kemal Karadayı Şiir Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü’ne
(2018), “İsyankâr Ayaz ve Çöl Susuşları” adlı şiiri Hasan Bayrı Şiir Yarışması’nda Birincilik
Ödülü’ne (2018), “Çaçaron Kağıtlar” adlı dosyası M. Sunullah Arısoy Şiir Ödülü’ne (2019),
“Göklerden Önce” adlı dosyası Hasibe Ayten Şiir Ödülü’ne (2019) değer görüldü.
KitaplarıKitapları; Gösterişten Uzak Arınma (2018 – Ali Rıza Ertan Başarı Ödülü), Yamalı Rüzgâr
(2019), Uçurum Fuarı ( 2019 – 2018 İsmet Kemal Karadayı Jüri Özel Ödülü), Çaçaron Kağıtlar (2019
– M. Sunullah Arısoy Şiir Ödülü), Göklerden Önce (2019 – Hasibe Ayten Şiir Ödülü), Tasarlanan ya
da Tanımlanan Bir Arıza (2020).