Künye

"Kelimeye bağlanmak" veya "Giriş Edebiyatı"

Yılların büktüğü, kendince yonttuğu ve yenerim sanıp üzerine toprak ölüsü attığı Fihrist, dokuz canının dokuzunu da kullandı. Sonra baktı, bir dokuz canı daha varmış; esirgemedi  ve hepsini bir kerede harcadı. Bir daha, bir daha derken baktı: ölümü yenmek onun keyif aldığı uğraşıydı. Bir gece Fihrist çokça ümidi masada bıraktı. Çulsuzdu artık, kapkaraydı. Uzun zamanlar geceyi kavradı ama gözü dikey yükselen tutkudaydı. Fihrist, kırıntıları biriktirmeyi adet edindi ve gözünü “hakikat” denen gizemi bol güzelden ayıramadı. İşte böyle, geldi bugüne.

Güzel günlerde, “akıl çağı”nı yaşayan Ömer Alkan, Erkam Öztürk ve Serhat Köse’nin dergi fikriyle doğdu Fihrist. Zaman içerisinde “aydınlandı”, “devrimler” doğurdu ve devrimlere yem oldu. Ömer Alkan onu kucağında taşıdı yıllar yılı ve düştüğünde gerçek açığa çıktı: Fihrist yeniden doğuracaktı. Kelime, tonlarca bükülen, dikey yükselecek ve bir yerde ne güzel… Kelime. İşte böyle, geldi bugüne. 

Şimdilerde edebiyata yanaşıvermesinin, şiire dönüşüvermesinin sebebi bu işte. Kısa sürede çokça yıl yaşadı Fihrist ve postmodern sahalarda hakikate tutkulu bir işçi hevesiyle sarıldı. Fihrist hep çocuk, hep ama hep büyüyor. Babil kulesini aşacak bir inşayı İstanbul’un kudretine kendi elleriyle dikiyor. O yüzden büyüyor, bilgi ve kelimenin taze yaprağını kemirerek yüceliyor. 

Fihrist Neden Kuruldu?

Nitelikli ve yazarlar ile iletişim halinde yayınevleri var olsaydı, bugün Fihrist Kitap kurulmazdı. Açık açık söyleyelim; piyasa, tanıdık hesabı veya etek öpme sayısıyla orantılı eser çıkarmayı adet edinmiş yayınevleriyle dolu olmasaydı “Fihrist” bir yayınevinin altında seri şeklinde yayınlanabilir, bu kurumsal kimliğe ihtiyaç olmazdı. Ama günün sonunda, çok uyumlu ve herhangi bir yayınevine yamanabilecek bir kimlikte değiliz. Zihniyetimiz belli ve şemalimiz kemikleşmiş, köşeli. Er ya da geç bir yayınevi olacaktık, yola böyle çıktık. 

Fihrist deyince ne akla gelsin istersiniz?

Büyük bir kütüphane, kendini fazlaca sorgulayan. Bir bütüncül bilgi havzası, her anektodun içinde toplandığı bir bina. Bilgiye kıymet veren ama özünü bilip onu yoğurmayı bilen işçilerinin olduğu bir inşa. Bilimadamı hassasiyeti ve kütüphaneci titizliğiyle işlenmiş kategorik bir düzen; bir yandan da kelimeye, kelimenin kökenine davranmayı öğreten bir dövüş sanatı.

Neden Fihrist ismi? Sizi yeterince yansıttığını düşünüyor musunuz?

Bizi tam olarak yansıttığını düşünmüyoruz. Ama sanırım bir kelimenin bizi yansıtabileceği kadar yansıtıyor, evet. Bir kelimenin kapsayacağı kadar çok niteliğimizi kapsıyor. Çünkü fihrist bir arşiv becerisine atıfta bulunur. Çünkü fihrist düzeni, tertipli bir bilgi kümesini andırır. Fihrist ayrıca edebi dile giden kapıya hep yakındır. Farsça’nın dil içindeki müziğinden olsa gerek. Türk – İran kültürünün ürünü olan bizleri de fazlasıyla yansıtır. 

Fihrist hangi kategorilerde ürünler barındırır ve barındıracaktır?

Fihrist Kitap, kategori ayrımından ziyade; fikir birliğine, içeriğin Fihrist kimliğine yakınlık uzaklığına göre ürünler çıkaracaktır. Bir popüler kültür edebiyatı, genç kızların romantizm ihtiyacını karşılayan kolay lokma bir ürünü hiçbir zaman basmayacaktır. Diğer yandan, bir sözlük fikrine bile açıktır. (özellikle bir etimoloji sözlüğü, nasıl da cezbedici bir fikir…) Sıralarsak; şiir ve edebiyatın diğer türevleri, görsel sanat ile edebiyatın buluştuğu ürünler, kelimenin özüne inen bilimsel nitelikte işler, psikoloji ve sosyoloji biliminin altında inceleyebileceğimiz başlıklar, ekonomi ve sayısal bilimlerin felsefesine dair çalışmalar… Fihrist’in “kültür” ürünleri çıkarma hedefi de olacak, gençler için, başlangıç seviyesi çalışmalar da yayınlayacaktır. Son olarak, şehir olgusu Fihrist için tüm birikimin yöneldiği bir doğrultu diyebiliriz. İnsan, toplum, şehir(mekan) ve hakikat… 

Fihrist kimleri kapı dışarı eder?

Önce davet etseydik, ama olsun. Önce reddedelim madem! Fihrist kişisel gelişimi toptan afaroz eder. Test kitaplarını, popülist siyasi kitaplarını reddeder. Çoksatan kitabı elbet her yayınevi ister ama Fihrist paraya niteliği önceler. Ne bizim açlığımız parayla gider, ne de hakikat göbeği şişkin meclise iner. Ruhunda bilme arzusuyla diş bilemenin ne demek olduğunu hissetmeyen, bize bir uğrar, kahvemizi içer, sanırım gerisingeri gider. 

Kim, niye Fihrist'in kapısını çalar?

Fihrist bir idealler kurumudur. İdealleri olan bir kurum kolay eğilip bükülmez. Bu sebeple kendini bu kurumun fikrine ve iştahına yakın hisseden kişi kapıya yaklaşsın isteriz. Bu kişi zaten kapı tokmağına eli gittiğinde kendini içeride bulacaktır. (Fihrist zihniyeti, ürünlerinde kendini belli eder. Eserlerimizi okumanızı tavsiye ederiz. ) Bu yüzden, okuyucu ve fihrist yazarı adaylarımız için editörlerimiz ile iletişim önemli olacaktır. Ömer Alkan maillerine haftalar sonrasında cevap veriyor; burnu havada biraz ama böyle nezaket sahibi editörleri az bulabilirsiniz. Buyurun buradan, kaçırmayın derim. Evet, ben derim, Ömer Alkan. Şaka elbet, devam edelim.

Fikir dünyasını daha iyi tanımamız adına, Fihrist bilimde hangi kaynaklardan beslenir?

Açıkçası, Fihrist çoğu zaman aç karnını neyle dolduracağını bilemez; her ürüne saldırır. Ama şunu söylemek gerekir; bilimsel bilginin ilerlediği doğrultuyu takip ederek, sorgulanabilir veriye önem verir. 2500 yıllık sistematik bilim tarihini sindirdikten sonra 20. yüzyılın sorgu suallerine kendini kaptırır. Kısacası Fihrist, Türkiye’nin tipik sorunu olan “modern olmadan postmodern olmak” sıkıntısına düşmemek için gayret eder. 20. yüzyıl dediğimizde, bilgi ve dilin özüne dair sorgulamaların had safhaya çıktığını görürüz. Fihrist’in dile çok büyük önem vermesi bu yüzdendir. Dil, kimliği oluşturan “insani” ve “yapay” bir sistemdir. Bundan dolayı tüm bilgi felsefesi sorgulanabilir, ama bu bizce hakikatin varlığına halel getirmez. Yani kapsayıcı ve bütüncül bir gerçeklik, insani dil tarafından algılanamasa bile vardır. Dil gelişip genişleyebilir, matematikten mimariye kadar tüm insani diller bize hakikati – tümden olmasa bile – keşfetmede yararlıdırlar. Bu noktada, postmodern düşüncenin “gerçek öldü” fikrini aşıyoruz. 

Diğer yandan, Fihrist sanatta hangi kaynaklardan beslenir?

Sorgulamanın temelini dile dayandırdığı için, aslında Fihrist bilim ve sanatı kökte buluşturur. Sanat, dilin açılımlarında ortaya çıkar. Yaratıcı teşebbüs görsel dil üzerinde olursa hayran bırakır. Bu yüzden, Fihrist görsel sanatlardan mümkün olduğunca beslenmeye gayret eder. – sinema, mimari… ve elbette resim, dünyalar aşan resim… – Ama asıl kaynağı müziktir. 7 tür sanatın tepesindedir müzik ve tüm ahengi temsil eder. Özellikle edebiyatı önceler; dil dalga dalga yayılarak yaratır ve güzeli inşa eder. Bu yüzden Fihrist “Kibrit Suyu” gibi bir çalışmaya öncülük eder. 

  • Fihrist Kitap Genel Yayın Yönetmeni:
    Ömer Alkan
  • Fihrist Kitap Editörleri:
    Tuba Nur Turan 
    Barış Timur