Cioran Neden Önemli

“Özeldir Cioran, döneminin en özel kalemlerindendir.

Dil becerisindeki büyüklüğüyle, yalın şiirselliğiyle, her düşüncede kutupları zorlayan aforizma üslubuyla, özeldir.”

Cioran Neden Önemli

   Pesimist, nihilist ve yerine göre oldukça agresif yazı kimliğiyle bilinen, aforizmaya meyleden üslubuyla vurucu cümlelerin birleşiminden kısa ve net bir şekilde düşüncesini bizlere aktaran Cioran, okuyucuları ilk seferinde etkisi altına almayı başaran nadir yazarlardandır.  

 

   Romanyalıdır ama zaman içinde kimliğini reddetmeye varacak bir tutum içine girecektir. İkinci Dünya Savaşı sonrası Fransızca yazarak bu reddiyesini fiiliyata geçirecektir. 30’lu yıllarda aşırı sağcı görüşlere kaydığı için ileride kendisine fazlasıyla kızacaktır. Totaliter ve gelişmeci düşünceleri ile aslında geleneği reddederek ilerlemeyi düşünmektedir ve bu durum sağcılar ile arasının açılmasına neden olacaktır. Dolayısıyla önümüzde zıtların aşırılığından düşen, vurucu bir Cioran vardır. En çok da bu aşırılıkları eleştirirken yazı dili büyümektedir. En popüler kitaplarından biri olan Çürümenin Kitabı; neredeyse baştan aşağı, bu idealizmi, hırçın ve azimli, tutkulu insan modelini eleştirmeye adanmıştır. Düşünüldüğünde bu, kendi kimliğine bir savaştır. Çünkü onun dilindeki en etkileyici yön, dilindeki tutkudur. Tutkuyla, gerçeğin aşırı bir kutbunu yalın bir dille ifade ettiğinde, Cioran’ın mükemmelliği kendini açığa çıkarmaktadır. Cioran, zıt kutuplar arasına yönelip dengede kalmakta; kendi gerginliğini ve insan sevmez, kendini sevmez, kimliğini sevmez aşırılığını törpülemektedir ve bundan fazlasıyla keyif almaktadır. 

   

   İlerlemeci bir tesadüfçü… Bu inanılmaz bir zıtlık gibi dursa da ondaki bütünlükte yeri olan, fikirlerin zıtlığında bir sentez yaratımına dönüşmektedir. Pesimizmden fazlası vardır onda, insana olan nefretinden çok daha fazlası vardır. İdealizmi eleştirirken belki nettir ama tutkulu ifadeleri ve tavırları eleştirirken kendini reddetmektedir. Aslında bu reddiye, onda bir sonraki gerçekliğe çıkmaktadır. Saf bir inançsızlık içinde, kuralsız ama bir o kadar tutkulu, yeri geldiğinde hınç dolu bir parlama… Özeldir Cioran, döneminin en özel kalemlerindendir. Dil becerisindeki büyüklüğüyle, yalın şiirselliğiyle, her düşüncede kutupları zorlayan aforizma üslubuyla, özeldir. Günün sonunda, ana fikri için kendini reddetmekten çekinmeyecek dürüstlüktedir. İşte bu, ilerlemeci, kendi üzerine basarak ilerlemeci, dildeki kanlı çarpışmaların sonucunda kazananı arayarak ilerlemeci bir tavırdır. Tutkunun, ilerlemek için, yönelmek için ilkeleri vardır ya da yoktur, önemli değil ama filizlenen irkilmelerde, kıvılcım alan fikirlerde hep bir yönelme vardır, değerli olan budur. Bunun önemli olmadığını vurgularken, aşırı gerçekçiliğin tüm mızraklarını kendine çevirirken bile o yönelmeye saygı duymaktadır Cioran. Saygı duymasa bile, müthiş bir keyif aldığı apaçıktır.  

 

    Cioran, zıt uçların bağnazlığını birbirine hınçla vurarak, tutkulu bir pesimizm yaratmıştır. Fakat pesimizmi, oldukça haz dolu ve yaratmanın şenliğiyle kaplıdır. Kendini reddederek yaratmayı becerebilmiştir. Bu tercih edilecek bir yöntem midir, elbette tartışılır. 

 

   Ama Cioran, müthiş bir zenginliktir, bu yüzden önemlidir.